HTŞ ile UKC anlaştı iddiası

Suriye’nin kuzeybatısında ‘çatışmasızlık’ bölgesi kabul edilen İdlib’de taarruza geçen terör örgütü El Kaide bağlantılı HTŞ ile ılımlı muhaliflerin Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun ‘ateşkes sağladığı’ iddia edildi. Ancak Hürriyet’e konuşan Türk güvenlik kaynakları anlaşma iddialarının ciddiye alınmaması gerektiğini belirtti.

EL Kaide bağlantılı terör örgütü Heyet Tahrir üş Şam’ın (HTŞ) büyük kazanımlar elde ettiği Türkiye sınırı yakınındaki çatışmasızlık bölgesi İdlib’de dün “Ateşkes sağlandı” haberi dahil birbiri ardına ilginç gelişmeler yaşanırken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Rusya’nın “gerek olursa” bölgeye birlikte operasyon yapabileceğini ima etti. Çavuşoğlu, Hürriyet’in “İdlib’de HTŞ’ye rejim yol veriyor” haberini de doğrulayarak, “Teröristleri bölgeye rejim götürdü” dedi.

ÖSO’DAN KUZEYDE TAARRUZ

İdlib’in kuzeyi ve güneyinde HTŞ’nin birçok bölgede kontrolü sağlamasından sonra Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) unsurları önceki gece ve dün erken saatlerde Afrin ile olan sınır hattında karşı saldırıya geçti. Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre ÖSO, Türkiye yakınında mülteci kampının da bulunduğu Atme ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) bir gözlem noktasının bulunduğu Samaan’da (Takle Köyü) HTŞ’ye karşı ağır makineli tüfeklerle taarruza geçti ve Samaan bölgesinde iki tepeyi ele geçirdi. Buna karşılık HTŞ, Afrin sınır hattındaki Simeon Dağı eteklerinde bulunan Ezidi köyü Besufane’ye saldırarak kontrolü ele geçirdi. Aynı bölge içinde bulunan Deir Balut’ta da şiddetli çarpışmalar yaşandığı bildirildi.

EL GAB OVASINI ALDI

HTŞ’nin İdlib güneyinde Sahl Gahab ve Cabal Şaşabo köylerinin yanısıra El Gab ovası ile Hama’nın batı kırsalında tamamen hakimiyeti sağladığı öne sürüldü. HTŞ’nin ele geçirdiği bu bölgelerde bulunan ÖSO’ya bağlı Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) mensubu bin 700 kişinin bölgeden ayrılıp, Afrin’e geçmesini şart koştuğu iddia edildi. HTŞ’nin güneydeki en büyük yerleşim yerlerinden olan M-5 karayolu kenarındaki stratejik Maaret El Numan’a iyice yaklaştığı, Rusya’ya ait savaş uçaklarının da güney İdlib üzerinde sürekli uçtuğu bildirildi. İdlib’in en güney ucu olan Hama kırsalının kuzey ve kuzeydoğu kesimlerinin ise Rusya ve rejim güçlerince ağır silahlarla vurulduğu bilgisi de paylaşıldı.

İdlib’de bu gelişmeler yaşanırken, UKC ile HTŞ arasında anlaşmaya varıldığı iddia edildi.

KABUL EDİLEMEZ

Anlaşmaya varıldığı haberini Anadolu Ajansı da geçti. Bir kâğıt parçasına Arapça yazılı bu anlaşmanın, “Tüm bölgede acil ateşkesin sağlanması, hendek ve siperlerin kapatılması, esir alınanların karşılıklı serbest bırakılması ve bölgenin idari yönetiminin HTŞ’nin ılımlı muhaliflerin yönetimine karşı alternatif olarak kurduğu ‘İngaz (Kurtuluş) Hükümeti’nce yürütülmesini” içerdiği belirtildi. Suriyeli ılımlı muhaliflerin en büyük çatı kuruluşlarından Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Abdurrahman Mustafa, Hürriyet’in “Bu anlaşma kabul edilir mi” sorusuna, “Resmi olarak hayır. İngaz bizim geçici hükümet karşısına HTŞ tarafından 1 yıl önce kuruldu” yanıtını verdi. Türk güvenlik kaynakları da anlaşma iddialarının ciddiye alınmaması gerektiğini belirtti.

ÇAVUŞOĞLU’NDAN ‘GEREK OLURSA’ OPERASYON İMASI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün NTV’de İdlib’de HTŞ’nin ilerleyişine karşı Rusya ile ortak bir operasyon yapılıp yapılmayacağı sorusuna, “Sadece Rusya ile değil herkesle yapılabilir. Gerek olursa bunlar yapılır. Teknik olarak neler yapılır bunlara savunma bakanları gereken cevabı verir” yanıtı verdi.

Türk güvenlik birimlerinin de gereken çalışmayı yaptığını ifade eden Çavuşoğlu, şöyle devam etti: “Burada terör örgütlerinin olduğu bir gerçek. Bu terör örgütlerini İdlib’e biz getirmedik bizzat rejim otobüslerle teröristleri İdlib’e getirdi. Amaç bunları bahane ederek İdlib’e saldırmaktı, bunu da yaptılar. Silahsızlanmış bölgeden çekilmelerini büyük ölçüde sağladık. Bir de ılımlı muhalefet var, her zaman radikal gruplara karşı mücadele etti. Radikaller güç kazanmak için muhalefete ve sivil halka saldırıyorlar. İçlerinde yabancı terörist savaşçılar var. Biz de gerekli tedbirleri alıyoruz. Mutabakatın içinde İdlib içinden tacizin olmaması diğer taraftan rejimin de buraya saldırmaması. Mutabakat budur. Bu saldırı rejime ya da Ruslara yönelik bir saldırı değil. HTŞ’nin diğer taraflara saldırması olursa bir risk ortaya çıkar. Bu mutabakatın uygulanmasında ufak tefek gecikmeler olabilir ama genel anlamda İdlib Mutabakatı başarılı bir şekilde uygulandı.”

Kaynak: Hürriyet